Leyla Liman Oruç / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Leyla Liman Oruç / Yazar

Tehlikeye vize!

22 Ekim 2015 Perşembe 12:42

Devlet liselerindeki kıyafet yönetmeliğinden kimlerin haberi var?

Özgürlük denen şey bu olmamalı. Bal gibi biliyoruz ki türban kullanımının önünü açmak için okullarda kıyafet serbestliği altında tehlikeli bir duruma açıkça vize verildi. Bir lise öğrencisinin yaşı gereği sorumlulukları ve yaşına uygun yaşaması gereken sosyal ortam ilişkileri vardır.

Mesela hedeflerine kilitlenmeli lise öğrencisi. Hedeflerine ulaşmak için planlar yapıp ona göre yaşamalı bu yaşlarını. Özellikle kız öğrencilerden söz etmek istiyorum. Ortalama ömrünün 80 yıl olduğunu düşünürsek ilerideki 60 yıllık yaşam çizgisini çizeceği yaşlarda tüm lise öğrencileri. Aynı zamanda ilerideki yaşlardaki mutluluk dozlarının da bu yaşlarda ne yaşadıklarıyla direk ilintili olduğu kapı gibi bir gerçek.

Gelelim beni ve bir çok veliyi derinden üzen uygulamaya. Genç kızlarımızın kafalarına baktığımızda neredeyse doğal saç rengi olan kalmamış gibi bazı okullarda. Benim 30’lu yaşlarda yaptırdığım saç renkleri ve uygulamaları 15 yaş’a inmiş görünüyor. Öğrenciler birbirlerinden doğal olarak etkilenerek saç renklerini değiştirmeye devam ederken buna harcadıkları zaman, para ve duygusal mesai hem kendilerini ve hem de velilerini yıprattığı gün gibi aşikar. Kıyafet konusuna geldiğimizde; Şahsi olarak ben kız öğrenciler için etek giyiminin uygun olmadığını düşünüyorum. Çünkü o eteklerin boyu neredeyse yazlık şort boyunda.Pantolonun daha rahat olduğunu düşünüyor ve gözlemliyorum.

En düşündürücü konu ise okullarda öğrencilerin sigara ve benzeri tütün içmeleri. MEB’in bu konudaki uygulamalarını çok merak ediyorum. Orta ve lise eğitimindeki bir öğrenci okul sınırları içerisinde sigara içtiğinde nasıl bir yaptırımla karşılaşıyor? Karşılaşmıyorsa da nasıl bir yaptırımla karşılaşmalı?

Benim öğrendiğim kadarıyla okul yönetimine hiç bir yetki verilmediği tütün içen öğrencilerin bilindiği hatta yakalandığı ama disiplin vs gibi hiç bir uygulamanın olmadığı yönünde.

Zaten eğitimin arap saçına döndüğü devlet okullarında üstüne bir de öğrencilerin disiplin adına kontrolsüz bırakılmaları eklendiğinde vah halimize vah vah halimize diyorum.

Bu çocuklar bu yaşlarda her şeyi deneyip tükettiklerinde gelecek yaşlarda neye özlem duyup hangi yeniliklere heyecan duyabilecekler acaba?

Eğitim ve araştırmaya ayıracakları zamanları kendileri için zararlı olan durumlara ayırdıklarında yazık olmayacak mı gecen zamana?

Özellikle Lise eğitim müfredatına öyle bir ders konulsun ki, bu derse de konusunda uzman, ruh sağlığı iyi, mutlu bir ailede büyümüş, mutlu ilişkiler kurmayı başarmış eğitimciler girsin.

Şiddetle bu tanıma uygun eğitimciler bulunsun istiyoruz.

Dersin adı “İnanma, güvenme,dik durmayı öğren” olsun..

Teşbihde hata olmaz derler. Tırnağın varsa başını kaşırsın yoksa tırnağı olanların sadece pisliklerine temas etmek zorunda kalırsın.

Özellikle de Lise çağındaki gençlerimize bunu çeşit çeşit konularla, bolca örneklerle açıklamaktan bıkmayalım.

Unutmayalım;

Nitelikli toplum nitelikli bireylerden oluşur.. Her şeye rağmen nitelikli bireylerin yetişmesinde emeği geçen öğretmenlerimize minnet borçluyuz.

Öğretmenlik vasıfları taşımayan kişilerinde okullardan uzak kalmaları tek dileğimiz.

Gençler bizim her şeyimiz…

Tüm çocuklara kendi çocuğumuz gibi bakmayı öğrendiğimiz gün adam olacağız!

Mutlu Kalın

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA