Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Vaktim yok hacı

01 Temmuz 2013 Pazartesi 00:04

Dünya değişiyor deyişini çok sık duyuyoruz. Paranın akışı değişmiş ama ilgilenen yok. Kayıtsız parayı elinde bulunduran, bireysel olarak, çok ortada görünmeyen bir kitle var. Her yerde bunlar. Her meslekten. Siyasetle veya şu an dünyada var olan kutupsal görüşlerle çok ilgilenmiyorlar. Sosyal medyada tepkilerini, görüşlerini bangır bangır söylerken, bildik medyayla pek sevişir durumda değiller. Ot görünümlü, atom zekalı adamlar. Kendi ekonomilerini yaratmışlar ve vergiyle falan çok işleri yok. Mesela sokak müzisyenleri, önceden kara kalem, dangıl dungul çalarken; şu an armoni denen düzeyde müzikle uğraşıyorlar. Yani, önlerine notayı alıp, takır takır yürüyorlar.


Güzel de para kazanıyorlar. Özellikle konservatuar eğitiminden geçenler.

Müzik adına, bir araya gelmekle başlıyor iletişim. Sonra ülkelerin tarihlerini öğreniyorlar. Atatürk, Tito, Lenin, çok alakasız ama Nuri Bilge Ceylan adlı bende, iç kanamaya sebep olan, muhteremi bile her ülkede duymaktan ben sıkıldım. İzlerken sıkıntıdan, adeta maymuna döndüğüm 3 Maymun filmini öve öve bitiremiyorlar. Kim bunlar, festivallerde bir araya gelen genç yaşlı tüm dünya insanları. Medya ise dünya ölçeğinde aynı; Penguen TV kafasında.

En büyük ajanslar bile, bir iki dakika böyle haberleri verip geçiyorlar.

İşadamı farkında bu sosyal medya devriminin. Hemen sponsorluğu devreye koyuyor. Geleneksel medya ise, hala kendiglobal uykusunda.

Kişisel eski kafa yönetim tarzı ve koltuk kaygısı yüzünden; bildik tartışma programları,, yılan, kaplan ,su aygırı belgeselleri. Uzağa da gitmeye gerek yok. Ülkemizdeki radyolara bakın. Bu kadar konuşmayı seven; kendince şiir, öykü yazan bir toplumda, boş boş yılık yılışık konuşan; yüzlerce radyo şarlatanı. Neden? Çünkü, işin başındaki çoğu yönetici, sokaktaki devrimin sosyal medya yansımalarını görmek istemiyor. İstemiyor; çünkü ne yapacağını bilmiyor. Ben şu an hayatında hiç mikrofona seslenmemiş en az 10 tane radyo yöneticisi tanıyorum.Çoğu anlamaz bile radyocunun psikopata bağlamasının yararını.

 Facebook veya Skype dışında Tango desem; "vaktim yok hacı" diyeceklerdir Sonra medya planlama ajanslarına kızıyorlar, bize reklam vermiyorlar diye. İş adamları her yerde cin yalnız.Sponsorluğu çok güzel kullanarak marka yaratmayı ve beslemeyi bildikleri halde, neden sahip oldukları kurumları güncellemezlerorası yine meçhul. Radyolar bitmiş, gazeteler eskimiş.

Git bakalım sokağa öyle mi olmuş?Gazeteye Türkçe bir haber yazıyoruz. Diyelim, Almanya'daki bir festival haberi. Anında link verip Almanca okuyabiliyor haberin ilgilisi. Önceden duvarlarda o gazetenin kendisi çerçeveli dururdu. Şimdi bir çokyerde, dijital ekrandan yansıtılıyor. Ve daha ilginç olanı, sosyal medyada oluşan devrimi sahiplenen bir siyasal oluşum tıs bile demiyor. Hafta sonu Obama'yı izledim. Gözü kapalı tahmin edersin ne diyeceğini.

İngiliz başbakanı, o da aynı. Afganistan'da askerlerle sohbet, yemek yapmış. Sosyal medyanın ve sokağın umurunda bile değil. Goygoy da goygoy. Nerde track; orda bırak kafası yani. Biraz batıya biraz doğuya yalan dolan gidiyor bakalım! Herkes birbirini kolluyor acaba ilk golü kim atacak diye?

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA