Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Vay Ergenekon vay!

09 Nisan 2013 Salı 00:02

Silivri’de görülen o dava, size ne anlatır bilmem. Ama adı bile; bu davanın ne için başlatıldığını anlatmaya yetiyor.

Ergenekon; Türk milletinin yok olmaktan kurtulmasının ve dünyaya yeniden yayılmasının sembolüdür.

Bu destanın tarihsel ayakları olduğunu, büyük Rus tarihçisi/Türkolog Prof. L.N. Gumilev; “Hunlar” isimli tarihinde ortaya koymuştur. Ona göre MS 453’ten sonra yıkılan Batı Hun Devleti’nden kaçanlar; 100 yıl sonra örgütlenip Gök Türk Hakanlığı’nı kurmuşlardır. Ergenekon; bu gerçekliği anlatan olağanüstü bir hikayedir.

Biz bu süreci daha ayrıntılı olarak, “Yabancı Kaynaklara Göre TÜRK KİMLİĞİ” isimli kitabımızda anlattık. Merak eden okurlarım;Kripto Yayınları’ndan çıkan bu esere bakabilirler.

Özellikle bu kitabın Kimlik Tartışmaları bölümünü okusunlar. Çünkü bu bölümde; Türk Kimliği’ne karşı 2004 yılında başlatılan saldırıların arkasında bulunan güçleri deşifre ediyoruz.

Oradaki bilgiler, bir şeyi daha gösterecektir: Ergenekon davası; tarihte büyük devletler kurmuş bulunan Türk milletini sıradanlaştırmak; Kürtçülerin tezlerini yüceltmek için başlatılmıştır. Bunun sonucunda; “Türk’ün devleti varsa Kürt’ün de devleti olmalı!” denilecektir. Bugünlerde; çözüm süreci adı altında bunun ilk adımları da atılmaya başlanmıştır.

İşte buna karşı direnebilecek gruplar, kişiler toplanmış; “terör örgütü üyesi” gösterilerek tutuklanmışlardır.

Davanın iddianamesini inceleyin, göreceksiniz ki:

*Ortada bu kişilere yöneltilmiş hiçbir somut terör olayı yoktur.

*Ortada terör yapmış kişiler, yoktur.

*Ortada silah yoktur; bunu kullananlar yoktur.

*Ortada tanık dahi yoktur.

Ancak ve ancak “Gizli Tanık Yasası” çıkartılmış; böylece çok süfli tipler gizli tanık yapılarak tutuklananlar suçlanılmak istenmiştir.

*Davanın iddianamesini hazırlayan özel yetkili savcının; iddianameyi dayandırdığı maddelerin hemen hemen tümü hayali suçlamalardır. Bir olay veya bir konuşma kanıt olarak verilmiş ise; bakın göreceksiniz ki o bile saptırılmıştır.

*Geldiğimiz noktada; bir kâhinlik yapayım: İddianamede yer alan suçlamaları, yargıçlar da hemen hemen olduğu gibi kabul edecekler. Savcının istediği cezaları verecekler.

Çünkü; Şike Davası denilen ve Fenerbahçe’yi ele geçirmek için başlatılan operasyonda da savcı ne istedi ise özel yetkili yargıçlar öyle karar verdiler.

Balyoz davasında da savcının dediği biçimde kararlar çıktı.

Ergenekon davasında da aynısı olacaktır.

Haaa, diyeceksiniz ki böyle baştan kararlaştırılmış ceza olur mu?

İleri demokrasinin özel mahkemelerinde başka ne olacaktı ki?

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA