Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Vay kafatasçı!

12 Nisan 2013 Cuma 00:02

HAber çok çarpıcıydı ama uyutuldu, unutturuldu. Danimarka Yüksek Mahkemesi, Kopenhag'daki Roj TV davasında çok çarpıcı bir karar verdi.  Roj TV Genel Müdürü Vahdettin Tayfur; 20 Şubat’taki son duruşmasında savunmasını anadilim dediği Kürtçe yapmak istedi ama davanın savcısı, itiraz etti. Gerekçe olarak da Tayfur’un köşe yazılarını Kürtçe değil Türkçe yazdığını;  kendi tercümanıyla anadilinde değil Türkçe konuştuğunu söyledi. Bu yüzden de Kürtçe savunma isteminin reddini talep etti.

Bunun üzerine Roj TV Yayın Yönetmeni Tayfur, savcıya “Türkiye’de miyiz ki Türkçe konuşmaya zorlanıyorum." diyerek tepki gösterdi. Ancak mahkeme, savcının talebini haklı buldu ve Tayfur’un Kürtçe savunma talebini reddetti. Tayfur, savunmasını tercüman aracılığıyla Türkçe yapmak zorunda kaldı.

****

Kopenhag Kriterleri'nin belirlendiği  o şehirde, Kürtçü örgütün önemli bir isminin Kürtçe savunma yapmasına izin verilmedi.

Kimse de bunu "Kürtlerin inkârı!" olarak göstermedi.

Kimse Danimarka yargısını "Bu yaptığınız kafatasçılıktır!" diyerek suçlamadı.

Siyasetçiler ortaya çıkıp mahkemeye nizam vermeye kalkışmadılar.

Hollanda yargısı; terör örgütünün ideolojik amaçlı gösterisine alet olmadı.

 

ANADİLİ HAKKI

Her milli devlet içinde farklı anadilleri olan etnik gruplar yer alır.

Herkesin kendi anadilinde konuşması, yazması onun ekmek-su kadar doğal hakkıdır.

Ama bütün modern devletlerde tek yasal dil bulunur. Bu resmi dil; aynı zamanda o devletin eğitim dilidir.

Örneğin ABD'de yasal dil İngilizce'dir. Diğer etnik gruplar İngilizler'in iki katından fazla olmalarına karşın onlar da İngilizce eğitim alırlar.

İngilizce'nin öğrenilmesine paralel olarak özel kurumlar etnik dillerde de eğitim verebilirler.

Ama bu işi devlet yapmaz.

Gelelim Türkiye'ye...

Çağdaş bir eğitim alabilmesi için her çocuğun Türkçe bilmesi şarttır. PKK'cılar ve üçkağıtçı liberaller bütün dünyada var olan bu gerçeği Türkiye söz konusu olunca "faşizm/kafatasçılık" diye karalarlar.  Almanya 2007'deUyum Yasası yasa çıkardı ve dedi ki: "Almanya'da yaşayacak olanlar iyi derecede Almanca bilmek zorundadır."

Kimse bu kararı aldı diye Almanya'yı faşist diye suçlamaya kalkışamadı. Çünkü, bütün ileri devletlerde tek resmi dil vardır. Tarih gösteriyor ki iki dil, o devleti iç çatışmaya sürüklemiş; çökertmiştir.

Türkiye’de şimdi Kürtçe talepçileri bunu yapmak istiyorlar.

AKP yönetimi de yolu açıyor.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA