Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Vehhabilerin Türkiye’ye saldırısı

11 Temmuz 2014 Cuma 19:56

Bugün dünyada İslam toplumunu terörist gibi gösteren akımın ana kaynağı Vehhabiliktir.

Vehhabilik, bugünkü Suudi Arabistan’ın resmi mezhebidir.

El Kaide ve türevleri olan örgütler; özü itibariyle Vehhabilik’ten doğmuştur.

Vehhabilik, 18. Yüzyıl’ın sonlarına doğru Osmanlı Devleti’ne isyan eden fanatik Arapların İslam anlayışını gösterir. Bunlar; Osmanlı Devleti’nin güneyden vurarak zayıflatmışlardır. Önce Fransızların Mısır’ı işgal etmesinde onlara yardım ettiler. Daha sonra İngilizlerle birleşerek Osmanlı’yu arkadan vurdular. 2. Mahmut; Vehhabi Suud yöneticilerini yakalatıp getirdi; İstanbul’da yargılatıp astırdı ama bunlarla baş edemediler. Osmanlı Devleti, aslında Vehhabi Suud isyancıların bitmeyen saldırıları yüzünden yıprandı ve Batı karşısında bozguna uğrayıp yıkıldı. Vehhabilerin damarlarında Türk ve Osmanlı düşmanlığı dolaşır dersek, abartmış olmayız.

Bu Vehhabiler, 1750’lerde ortaya çıkan Muhammad Abdülvehhab’ın zihniyetini temsil ederler. Abdülvehhab’a bağlı olanlara Vehhabi denildi. Suud kralları da bu dine geçerek diğer Müslümanlara saldırdılar. Bugün sadece Şiileri kâfir gibi gören Vehhabi yöneticileri; aslında Hanefi, Maliki, Hanbeli gibi Sünni mezhepten Müslümanları da kâfir sayıyorlardı. Bunlar; diğer Müslümanları kendi inançlarına çağırıyorlar; gelmeyenleri acımasızca öldürüyorlardı.

Vehhabiler; mezar ziyaretini dahi dinsizlik saydılar. Bu yüzden İslam ulularının mezarlarını yıktılar. Kerbela’ya saldırıp yağmaladılar; buradaki Hz. Hüseyin’in kabrini bile yıkmaya kalkışınca İran Şahı’nın ordu çekmesi karşısında vazgeçtiler.

Vehhabiler; aslında Peygamber’in mezarını bile yıkmak istedilerse de yoğun tepki üzerine bundan vazgeçtiler. Peygamber’in kabrini ziyarete kapattılar. Bugün oraya yönelik dua etmek bile cezalandırılma nedenidir.

Medine’ye gittiğinizde Peygamber Camii’nde Peygamber’e dönük dua etseniz kırbaç cezası ile cezalandırılmanız kaçınılmazdır.

IŞİD VEHHABİCİDİR

Bugün Suriye’de ve Irak’ta dehşet saçan Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü, işte bu Vehhabici geleneğin yarattığı bir örgüttür. Görüyorsunuz bunlar, Şii Müslümanların camilerini bombayla havaya uçuruyorlar. İslam ulularının mezarlarını yıkıyorlar. Allahu akbar diyerek, insanların kellerini kesiyorlar; vücutlarını parçalayıp kalplerini çıkartıyor; çiğ çiğ yiyorlar. Bu halleriyle de Hazret-i Peygamber’in amcası Hamza’nın ciğerini yiyen intikamcı kadın Muaviye’nin anası Hind’in yolundan gittiklerini de göstermiş oluyorlar.

IŞİD; Vehhabi Suudiler ile onlara bağlı gerici Ara emirlikleri tarafından bol para ile desteklendi, büyütüldü.

Maalesef, kimse olayın bu yüzünü görmek istemiyor. Sorunu sadece El Kaide ile sınırlamak bu yüzden yanıltıcıdır. Çünkü El Kaide’yi yaratan Vehhabi Suud yönetimidir.

 

TÜRKİYE’YE SIRA GELDİ

Vehhabi Suud Kralları; Türkiye’de kendi İslam anlayışlarını yaymak için en az 50 yıldır yoğun çalışma yaptılar. Bunlar hem Diyanet İşleri Başkanlığı’nda hem de din derneklerinde ve cami cemaati arasında yandaşlar derlediler. Daha da kötüsü, ilahiyat fakültelerinde kendi Vehhabici anlayışlarını “Gerçek İslam budur!” diye gösterecek profesörler yetiştirdiler. Bu hocalar imam hatiplerde Türk çocuklarını Vehhabici yaptılar. Bu Vehhabici profesörlerin  bugün Vehhabiler gibi türbe ziyaretlerine düşmanlık ettiğini görebilmekteyiz. Halbuki milletimiz türbelerde atalarının ruhlarını ziyaret etmekte, böylece geçmişi ile bağlarını sürdürmektedir.

Vehhabiler; imam hatip okullarında, ilahiyat fakültelerinde, vakıflarda, bazı cami derneklerinde yuvalanarak halkı aldatma çabalarında hayli yol aldılar. Bu yüzden IŞİD veya El Kaide gibi örgütlere ülkemizden de yoğun katılım oluyor. Polis, ikide bir bunlarla ilgili operasyon yapıyor. Ama bu operasyonlar ancak zorunlu hale geldiğinde yapılan işler.

Şimdi Vehhabici IŞİD Türkiye’de işi teröre çevirmeye başladı. Caferi yurttaşlarımızın Esenyurt’taki camilerine yapılan saldırı bunun en açık göstergesidir. Cami’nin minberi, kütüphanesi, buradaki Kuran’lar bile yakıldı. Yetmedi ertesi gün saldırı tekrarlandı.

Caferileri taşa tapmakla suçlayan bu kesim, Vehhabici olduğunu göstermektedir. Tıpkı Sünni Osmanlı yönetimini kâfir ilan edip Hıristiyan  orduları ile işbirliği yapan Vehhabi Suud kralları gibi…

Bunlar; Musul’daki konsolosluğumuzu da basarak diplomatlarımızı esir aldılar. Haftalardır bu esaret sürüyor. Türkiye’yi yönetenler, maalesef Vehhabici örgüte karşı ciddi bir söz söyleyemiyorlar. Bu da onların ülkemiz içinde daha da etkinleşmesine psikolojik zemin yaratıyor.

Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanlığı sürecinde Ekmeleddin İhsanoğlu’na yönelik eleştirilerinin onda birisini bu Vehhabici IŞİD için yapsa içimiz rahatlayacak.

Ama beklentimizin boşuna olduğunu biliyorum. Ve IŞİD’in ülkemizde daha da azgınlaşmasından korkuyorum.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA