Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Yahya Demirel’i hatırladınız mı?

25 Şubat 2014 Salı 19:24

Türkiye’de siyaset normal kanallardan yürümüyor. Yürüse bugün “yolsuzluklar” konusunu geride bırakır; sanayide, ekonomide, kültürde nasıl yükseleceğimizi tartışırdık. Ama nerede? İktidara gelenlerin çevresinde oluşan yolsuzluk kuşağı kısa sürede kuvvetleniyor; devlete kaçak hat bağlıyor; oradan nasipleniyor. Çıkarlar bir yerde çatışmaya başlayınca da bu kaçak hatlar ortaya çıkıyor.

Bunun hatırlarda kalan örneklerden birisi de Süleyman Demirel’in yeğeni Yahya Demirel’le ilişkilendirilen “hayali mobilya ihracatı davası”dır.

1975’te başta 1. Milliyetçi Cephe (MC: Demirel-Erbakan-Türkeş) iktidarı vardı ve başbakan da Adalet Partisi (AP) Lideri Süleyman Demirel’di. Yeğeni Yahya Demirel’in mobilya diye sunta ihraç edip haksız teşvik parası aldığı bilgisi basına düştü.  Başbakan Demirel, “25 yaşındaki çocukla uğraşıyorlar!” diyerek solcuları suçladıysa da olmadı ve Yahya Demirel mahkeme tarafından tutuklandı. Sonunda 1. MC düştü. Başbakanlık görevi CHP Lideri Ecevit’e verildi, o çoğunluğu sağlayamayınca Demirel, MSP ve MHP ile 2. MC’yi kurdu.

Ama bu konu kamuoyunun gündemine girmişti. Yapılan seçimlerde AP çoğunluğu yitirdi  ve peşinden bağımsızlarla CHP hükümeti kuruldu.

O zamanın parası ile 20 milyon lira gibi bir haksız kazanç (Tahminen bir buçuk milyon dolar)  yüzünden bir hükümet yıkılmış; AP de iktidardan olmuştu.

***

Bugün yolsuzluk iddialarında bu rakamın onlarca hatta yüzlerce katındaki paralardan, kaynaklardan söz ediliyor. Buna karşı toplumun gösterdiği tepki 1970’lerdeki kadar belirgin değil. Başbakan Erdoğan; bu yolsuzluk iddialarını, “İktidara karşı yöneltilmiş darbe girişimleri” olarak gösterip reddediyor. Ama öyle ses kayıtları düşüyor ki internete; insan şaşırıp kalıyor.

Ak Parti’ye oy veren insanlar daha ne kadar bu kasetleri görmezden gelecek? Daha ne kadar bu konuşmalar milli irade hırsızlığı gösterilerek önemsizleştirilecek?

Başbakan Erdoğan hitabet gücünü kullanarak şimdiye kadar belli bir set oluşturabildi. Lakin; CHP Lideri Kılıçdaroğlu; başka kayıtların geleceğinin işaretini de verdi.

Bu kayıtlara insanların uzun süre kayıtsız kalmaları mümkün değildir.  Ak Parti’ye oy verenlerin de “Artık yeter!” diyecekleri bir eşik yok mudur?

Tepkiler bu eşiğe gelmeden Başbakan Erdoğan’ın yeni bir değerlendirme yapmasında yarar var. O da, “Ortada hiçbir şey yok!” havasını bırakmaktır. Bunun yerine, “Varsa hata yapanlar, hesabını soruyorum!” diyerek icraat yapmalıdır.

Ses kayıtları gösteriyor ki iktidar çevresine kümelenen bazı işadamları çok şımarmışlar. “Milletin ….a koymak”tan söz edecek kadar pervasızlaşmışlar. Bu küfür açıkça milli iradeye küfür değil midir?

Bütün bu küflenmiş yapılara sahip çıkmak yerine çevresini de kirleten öğeleri; temiz öğelerin içinden çekip çıkarmak ve çöp kutusuna atmak doğru değil midir? Böylece devletle çalışan temiz işadamları da rahat etmez mi?

Unutulmasın; milletin güveni ve sevgisi bir yere kadardır.

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA