Celal Demir / gazeteci/yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Celal Demir / gazeteci/yazar

YAKINDIR TACININ TAHTININ ELİNDEN GİTMESİ.........

09 Haziran 2015 Salı 10:56

Zulüm her dem vardı, on yıl evvel de yüz yıl evvel de bin yıl evvel de. Her devir vardı kan içiciler, zalim hükümdarlar, yecüc mecüc rivayet edilen ordular. Olmayan, zulmü meşru kabul eden insanların bunca çok olmasıydı. Olmayan, gözünün önünde yok edilirken milletler susup oturabilmek hatta bir oh çekebilmekti derinden. Bilirlerdi çünkü sıranın kendilerine geleceğini ve yılanın başının küçükten ezilmesi gerektiğini. Dünya kurulduğu günden beri zalimler hep vardı, yalnızca adları değişirdi her devir. Zulmün adı ise payidar kalırdı. Ve mazlumlar bilirlerdi ki gecenin en karanlık olduğu an şafağın sökmesine en yakın olandır, sıkarlardı dişlerini, belki bir gün, belki bir asır ama bilirlerdi ki beklenen yakındır, yakındır tacının tahtının elinden gitmesi zalimin. Bilirlerdi ki; “Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah’ı var”… 

Gel gelelim bugün...
Ne zalim, ne zulüm, ne de mazlum insanlık tarihi boyunca oldukları yerlerde değiller artık. Hepsinin rolleri değişti. Dünyanın çivisinin çıktı denmesi bu yüzdendir belki. 
Zalimler “zalim” sıfatlarını terk etmiş, Mesih yaftasıyla gururlu; 
Zulüm “özgürleştirme” namıyla meşru; 
Mazlum ise kendisini “zulme boğanı” alkışlamakla meşgul. 
Herkes hayatından memnun, Dünya dönüyor, işler tıkırında… 
Yok bir farkı, tıpkı yüzlerce, binlerce yıl öncesi gibi… Sadece zulmün rolü değişmiş. 
Vatandaşa zulmün bini bir para…
Diyeceksiniz ki; durup dururken nereden çıktı şimdi bunlar ya Celal.. 
Yok zalim miş, yok zulüm müş, yok mazlum muş… Herkes bir düzen tutturmuş gidiyor, milletin işine çomak sokmak sana mı kaldı… 

Dünya kurulduğu günden bugüne dek değiştirilemeyen veya değiştirmek istemedikleri bu düzenden herkes memnun ise otur oturduğun yerde, düzeni seyret… 
Her ne kadar bu düzenin içinde olsam da ben hep öpülen taraftan yana olduğum için 50 yıldır sürekli bir yerlerim ağrır durur. Herkes de zanneder ki, “Celal öpülmekten zevk alıyor” diye… Öpülmekten zevk aldığım için değildir suskunluğum… Öpenin ve öpülenin memnun olduğu bir devirde “Beni kimse öpemez” diye başkaldırmanın manasızlığını ve çaresizliğini bilmekte olduğumdandır suskunluğum… 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA