Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Yaz kızım

15 Kasım 2013 Cuma 09:37

 

"Ben de eski bir satranç oyuncusuyum. Çocukluğumdan beri satranç oynuyorum. Satranç sadece zihinsel gelişmeyi değil dinlenmeyi de sağlayan bir spordur. Bütün sporlar adele ile yapılmıyor. Satranç insanın zihinsel kapasitelerini yükselten, geliştiren bir spordur. Bütün dostlarıma bu sporu özellikle öneriyorum. Sporcularımızın gelişimlerini ve başarılarını alkışlamak istiyoruz.". Doğrusu, çok etkileyici olmuş. Ünal Aysal Bey söylemiş bunları.
Aynen katılıyorum. İnsanın çocukluğu çok önemli bir evredir. Çocukluktan 60 yaşına kadar, bir insanın aynı sporu  yapabilmesi çok önemlidir. Hele satranç gibi hayata stratejik yaklaşılan oyunları oynamak, daha da büyük bir zeka ve beceri  bileşkesidir. Ülkemize zaman zaman böyle, dahi sayılacak liderler gelirler. Bunlar yurtdışından gelir; içerden çıkar. Bir şekilde bazen böyle toplumsal etkileri olacak mesleklere bulaşırlar.
O kadar kendilerinden eminlerdir ki; kağıt kalemi ellerine adılar mı dünyayı fethederler. Karşılarında kimse duramaz.
***
"Yaz kızım kafası"dır bu. "Yaz kızım, günde 100 dolar kazansam ayda 3000 dolar eder. yüzde 20 masraf de 2400 dolar kar. Yılda en az 25.000 de. Oh bitti". Ancak tecrübeli esnaf bunun böyle olmadığını bilir. Salaklığından değil,  bilmediği ve anlamadığı için her işe girmez. Fazla stratejik bilgi görgüsü olamayan benim gibi insanlar da aynıdır. Bildiği işi iyi yapmaya çalışır hepsi o.
Çocukluğundan beri benim en iyi yaptığım; boş konuşanları görünce üzerine gazoz içerim. Ancak hayat bazen bize de öpücük kondurur. Esnaf kaderli insanlar da arada başkan veya müdür falan olurlar. Mesela ben çocukken 2 kez "pul, 3 kez de tebeşir kolu" başkanlığı yaptım. Okul kantininde sırada bekleyen bir kızın saçını çekip kaçtığım için, görevden aldılar. 1 kez de sınıf başkanı oldum. Onda da ilkokul mafyası, beslenme çantamı çaldı ve yapılan Beden Eğitimi dersi sırasında gerçekleşen bir darbe ile görevden alındım. Gördüğüm göreceğim koltuk ve makam da odur.
***
İlerleyen yıllarda, eğitimde kara tahta ve tebeşir, yürülükten kalkınca, benim bilgi ve deneyimim boşa gitti. Zaten hayatımda gelebildiğim en yüksek makam da bir Uluslararası şirket oldu. Onunda yönetim kurulu başkanı  yabancı olduğu için, çocukluk yıllarımdan kalan, alnımdaki bu kara lekeleri göremediler. Bir yerde bende "darbe maduru" sayılırdım ama evel allah hiç oraya sığınmadım. Şirketin adı Universal'di.
Hani şu filmlerin veya müzik işlerinin üstünde yazan isim. Söylemesi ayıp, uluslararası pazarlama ve sanat müdürüydüm. Şirket Türkiye'de olduğu için. Ben olaya stratejik bakamadım. Çünkü ben bu ülkede halkı ve ya da  taraftarlarını iyi tanırım. Çok stratejik dahi geldi bu ülkeye.
***
Kenan Paşam da darbe yaptığında, halk coşkuyu verince, havalandı. Ama aynı halk sandıkta, iki hava gazı verdi. Darbe stratejsi tutmadı. Türkiye'de stranç çok yaygın bir spor değildir. Çünkü, bizler işin belli bir sürede bitmesini isteriz. Mesela 90 dakika. 15 yıl bekleyen ve susan adam; olaya stratejik baktığı için değil; sabrından saygısından yapar bunu.
Sen kalkar, Kasım onun Mayıs benim diye maytap geçersen, Fenerbahçe taraftarı da  senle "gıdı gıdı" yapar sara; "Fatih'i satanı biz de satarız diye.
Bizler, stratejik olmak ve yaşamak zorunda değiliz, kafamız o kadar çalışmasa da, top başı yapmakla, gölbaşında piknik yapmayı ayırabiliyoruz. Bu kafayla çok 6-0'lar gelir geçer; adele sporu ya Futbol!

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA