Leyla Liman Oruç / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Leyla Liman Oruç / Yazar

Yerli çakallar!

16 Mayıs 2015 Cumartesi 16:50

Gelişmiş insanlar için kullanılan medeni ve uygar kavramlarının kelime anlamına baktığımızda; felsefe, sanat, teknoloji ve bilim gibi bir toplumun yüzyıllar boyunca ürettiği tüm maddi ve manevi varlıkları özümsemesi durumu anlaşılır. % 95’i Avrupa ülkelerinden ve İskandinav ülkelerinden oluşan yaklaşık 3000 kişinin misafir edildiği 5 yıldızlı bir tesis düşünün.

Dinlenirken etrafı derin derin gözlemlemek yapım gereğidir. Aslında hiç derin gözlememe gerek kalmadı bu sefer. Otelde 2990 yabancı misafir bilumum aktivitelerle uğraşıp tesisin tüm imkanlarından faydalanırken gözünüzü, kulağınızı yoran hiç bir taşkınlık ya da size rahatsızlık veren tek bir hususla temas etmezsiniz.

Gel gelelim ki Türklerden oluşan 10 kişilik bir grup bulundukları her alanda (Restaurant, havuz, deniz, otelin lobisi) fazlasıyla fark edilmeyi başardılar! Onlardan gelen seslerden ve gördüklerimden dehşete düşmüş olacağım ki kızımın “Anne istersen yan masaya ölümcül bakışlar atmayı bırak” demesiyle kendimi toparladım.

Bulunduğumuz bu 5 yıldızlı tatil ortamında ister kadın, ister erkek bir kişi çıplak bile dolaşsa bir başkasının dönüp bakmayacağı tarzda misafirlerden oluşmasına rağmen, bu yerli grupta bulunanların başı bağlı geçen bir bayan dahi olsa ağızlarının suyunu net görebilirsiniz. Hele çıkardıkları kavgacı ses tonlarıyla bir o kadar da itici kahkahalarıyla ortalığın sessizliğine bıçak saplıyorlardı adeta. Yalan yok “Ayılara bak!” dedim sessizce . Skeçlere konu olan göbek kaşıma pozisyonu varya vallahi aynısını canlı gördüm. Zannedersiniz ki evrenin hakimi bunlar olmuş. Nezaketten, görgüden ve sosyal ortamlarda nasıl davranılırdan sıfır haberdarlar. Yabancı misafirlere baktığımızda sosyal konumları ne olursa olsun, ekonomik durumları düşük ya da yüksek, eğitim durumları değişken olsa da hepsinin ortak bir güzellikleri var. O da nedir biliyor musunuz? Toplum içinde nasıl oturulur kalkılır, yemek adabı nedir, çoluk çocuklarıyla iletişimleri, içki içme adapları hele hele telefonla konuşma şekilleri o kadar uyumlu ve medeni ki… Oysa ki binlerce yabancı misafir içinde bir yerliyi anında hal ve hareketinden tanırsınız. Nasıl mı?

Adam karısından 5 metre uzağa gidip bağıra bağıra telefonuyla konuşuyorsa yanına giden çocuğunu al diye eliyle karısına işaret ediyorsa, kadınlar bir masada erkekler başka bir masada lak lak yapıyorsa, karısıyla tek kelam etmeyip sürekli telefonuna bakıyorsa ahanda tam yerli malı karşınızda demektir. İstisnaları asla es geçemem… Çok taktire şayan medeni yerli ailelerde hepimiz bildiği üzere çok şükür ki aramızda çokça varlar. “Armut dibine düşer”… Yetiştikleri ailelerin aynasıdır bu insanlar. Bizim ülkemizde, ülke genelinde medeni yaşam şekilleri ve insanların davranışlarına bi ayar verme seminerleri hızla yapılmaya başlanılmalı.

İlk görev anne ve babalara düşüyor. Hızla evebeynleri seminerlere dahil etmeliler. Bazılarınız bu durumu fakirlik zenginlikle açıklayabilir. Ben tamamına katılamıyorum doğrusu. Mutlaka etkisi vardır, lakin kalitenin insanın tohumunda bulunduğunu sonrada sosyal yaşamdan çokça ( olumlu, olumsuz) etkilendiğini düşünenlerdenim. Doymuş insan, ruhu kaliteli insan, zihni parlayan, ışığı kuvvetli insan özlemi çoğalıyor insanın içinde 5 yıldızlı kıroları görünce… Bir fikrim var! Gerçi Türkiye AB’ye giremeden AB yok olacak gibi görünüyor ama, onlara bir öneriyle gitsek nasıl olur? Önerim de şu; AB’ye Türkiye’yi bütün olarak değilde kişi kişi ayıklayarak alsınlar ya da almasınlar.. Vallahi ben de olsam bu medeni insanların yerinde bu kıroları aramıza kabul etmezdim… Doğruya doğru.. Şimdi bakalım kaç köyden kovacaklar beni! 

Mutlu Kalın

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA