Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Yolumu kestiler

03 Nisan 2013 Çarşamba 00:49

Bir insan nefsine hakim olamadığı zaman, kendi kendine bir caka satmaya başlıyor. Bunu en yakın kendimden biliyorum. Gazete yönetimi de beni özgür bırakınca, bana bir haller oldu. Muhalefe başladım. Muhalefet hüşu içinde. Ben coşuyorum. Mantık işte bizimki! Zaten bu özgürlük meselesi, bünyem açısından çok yerleşik bir alışkanlık olmadığından, bir baktım, Silivri’ye doğru gidiyorum nerdeyse. Sanki bu yüzden hiç başım yanmamış gibi, esiyorum da esiyorum. Yok bakan diye öyle demiş, yok ihalelerde yolsuzluk mu varmış.
Allahtan yine öğrenci arkadaşlar yolumu kestiler de kendime geldim. Ben yerim onların yol kesmelerini. Silah yok, bomba yok, kimlik sorma yok.
Her gün kesseler yolumu keşke. Zaten yalan da söylemeyim. Bir an Boğaz’da köprüden değil, Finlandiya sınır ından geçiyorum sandım. “Hocam afedersiniz” diyen; püskül püskül sarı sarı saçları görünce, öyle bir maşşallah dedim ki; trafik polisleri heralde, zikir yaptığımı sandı. İçimden buyur “yavvrumm” diye diye indim arabadan. “Ya rabbim, bu yavrucukların ne sıkıntısı olabilir” diye geçiriyorum. Derken; “hocam sosyal güvenlik sorunu yazar mısınız” diyen bir kikirdek civ civ korosu. Cumartesi saat 14:30 ve bordo ruj, mor büstiyerden tut ne ararsan var. Bir tek ellerinde kitap defter yok. O da olmasın zaten. Hem ben de arabadan inmezdim ozaman. Hem de tatil günü ne dersiymiş o.
Kızlar çok dertli, “Meslek Stajı” dersi varmış. Bir yerde staj yapmışlar. Haftada 4 gün part-time. Evlerine mektup gelmiş SGK  borçları oluşmuş. Yavrular, 30 gün üzerinden borç ödeyecekmiş. Hocam “yasal yollardan staj yaptı”k böyle oldu. Ne yapalım, “kaçak mı çalışalım” diyorlar.
Hey kurban olayım. Şans işte bizimki. İnanın sapık falan değilim. Milletin namusuna yan bakmak değil bu yaptığım. Ama arkadaş! çok sıkıcı bu işler. Oturup bu gelir dağılımının kremalı tabakasının sorunları da yazmamam lazım. Küçük yavrular desem o da yalan. Çok küçük de değillerdi aslında; 20 yaşlık bir periyodik ara fark vardı aramız da hepsi o. Yazayım da kurtulayım.
Konuyu araştırdım. Doğru haftada 4 gün bile çalışsanız, böyle bir yazı gelebiliyor muş. Ancak 1 ay içinde itiraz etmeniz gerekiyor. O zaman konu tatlıya bağlanıyor. Öğrenci kardeşlerimiz, internetten “kod 7”yi seçerse orada çözüm var. SGK’ya mail bile atsalar, telefon da açsalar çözülüyor iş. Veya kaymakamlığa gidip, ailenin gelir düzeyinin belirtilen sınırın altında olduğuna dair yazı almaları gerekiyor. Porshe araç sahiplerine kaymakamlık ne indimi verir orasını bilemem ama. İnanın içime bir huzur geldi. Şuradan bir insanın çözümüne katkı vermek bile daha keyifli. Mülkiye’de ne zaman duvara Tek Yol Devrim yazarken yakalansam, copumu yer en az bir hafta çıtım çıkmazdı. Evde Zagor, Kızılmaske, okumaktan patlardım. Cop’un acısı geçince yine Marks’ın Manifestosu. Demek ki, yazarı çizer öğrenciyi, enteli çok özgür bırakmayacaksın. Dünyanın en despotik işi olan siyasete ne kafayla bulaşırım; onu da bilmem. İnsan korka korka bir işi neden yapar acaba?

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA