Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Yüksek sosyetemizin bilinçsiz kadınları

03 Ocak 2015 Cumartesi 13:24

Televizyonlardaki dizileri, sosyete programlarını izleyecek zamanım yoktur. Lakin bugün tesadüfen bir kanalda yüksek sosyetemizin yılbaşı mesajlarının yayımlanacağını öğrenince, merak ettim, baktım.

Ve doğrusu ya çok üzüldüm.

Gerçekten de Türkiye’nin en zengin ailelerinin kadınlarıydı konuşanlar.

Bu şıklık yarışı içindeki hanımefendiler 2015 yılı için dileklerini söylediler kameralara, gülümseyerek, büyük bir mutluluk içinde…

Söylediklerini duydukça üzüntüm daha bir arttı.

Çünkü iki kadın hariç, dinlediklerimin tümü aynı şeyleri tekrarlayıp durdular.

2015’ten sağlık-mutluluk diliyorlardı.

Onları duyan da bu hanımefendilerin 2014 yılını, sigortasız bir atölyede sigortasız olarak 950 liraya çalıştırılan o kadınlarımızdan biri sanırdı.

Yine dileklerine dikkat edenler, bunların 2014 yılında çok mutsuz ve sağlıksız olduklarını düşünebilirdi.

“Sağlık ve mutluluk diliyorum.” sözündeki geniz yakan bencilliği anlamaya çalıştım, anlayamadım.

Bu hanımefendiler, sanki Türkiye gibi yüzde 30’u yoksulluk sınırının altında yaşayan bir ülkenin değil de İsveç veya ABD’nin sosyetesi idiler.

Ama iyi biliyorum ki oradakiler bile bizim yüksek sosyete hanımları gibi ben merkezci değiller.

***

Şaşırdım, şaşırdım…

Türkiye’nin içinde bulunduğu duruma tek sözcükle bile değinmediler. Barış, özgürlük gibi kavramlar onlar için hiçbir anlam taşımıyordu sanki…

Sadece bir genç kadın (belki de kız) barışı herkes için istedi, Türkiye’nin daha özgür olmasını diledi.

Yüksek sosyetemizin bu alımlı, bu bakımlı kadınları için 2014’te yaşadığımız iş kazanlarının, ağır yolsuzluk kokularının, küresel medyanın Türkiye ayağının siyasi iktidar tarafından susturulmasının, yargılamalara açık müdahalenin, yoksulluğun daha da derinleşmesinin, Türkiye’ye doldurulan 2 milyondan fazla Suriyelinin yarattığı katı sıkıntının hiçbir önemi yoktu.

Varsa yoksa mutluluk ve sağlık.

Sanki mutluluk Tanrıçası olacaklar.

Sanki sağlık dileyerek ölümsüz Tanrıçalar haline gelecekler.

***

Daha acısı nedir biliyor musunuz?

Türkiye’de son on yılda kadın cinayetleri yüzde 1400 artmış durumda. Sosyetik hanımlarımızın hemcinslerine yönelik kanlı saldırılar her gün biraz daha artıyor. Kendileri için sağlık-mutluluk isteyen bu hanımefendilerin, öbür kadınların öldürülmelerini görmezden gelerek onları bir tür yok sayması öldürücü bir zihniyettir. 

Bir başka çarpıklık daha uygulamaya sokuldu: Hükümet, kadınların özel hayatına açıkça el attı. Kimin nasıl giyineceğine, nasıl doğuracağına ve hatta kaç çocuk doğuracağına bile karışıyor. Yetmiyor, kadının yerinin evi olduğunu vurgulayarak onları Osmanlı düzeninde olduğu üzere kafes arkasına iteklemeye çabalıyor da bizim yüksek sosyetenin değerli hanımları buna bile tek kelime ile karşı çıkamıyor.

Sadece Zeynep Fadıllıoğlu mesajı ile bu  bencil, dar görüşlü, altın kafes özlemi içindeki hanımların dışında olduğunu belli etti.

***

Değerli hanımlar! Türkiye Cumhuriyeti’nin yarattığı kadınlar olduğunuzu lütfen hatırlayın ve hiç değilse bu cumhuriyetin kadın projesine sahip çıkın. Öyle yılda bir kez, o da televizyonlarda görünmek adına bir kermese katılarak üzerinizde bulunan sorumluluktan kurtulamazsınız.

Siz şu Türkiye’nin en sağlıklı, en mutlu kesimini oluşturuyorsunuz. Bu ülkenin kaymağını sizler yiyorsunuz.  Size bu nimetleri sunan cumhuriyete sahip çıkmak gibi bir borcunuz var. Lütfen bu büyük borcunuzu hem de öbür kadınları hatırlayın. 

Halide Edib, İstanbul işgal edildiğinde, hayatını ortaya koyarak meydana çıkmamış mıydı? Peki siz neden bu kadar korkak davranıyorsunuz? Yakışıyor mu  size, Büyük Atatürk’ün mirası ayaklar altına alınırken 2015 yılını  sağlık-mutluluk turizmine çevirmek?

 

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA