Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Zavallı İslam dünyası

08 Temmuz 2013 Pazartesi 00:20

Tarih en büyük öğretmendir. Onu doğru okursan, başına bela gelmez.

Bugün İslam dünyasına bakınca; tarih bilincinin yok olduğunu görüyoruz.

Bu dünyada, tarih bilincini, Orta Çağ İslam fıkhı gibi görenler; bir buçuk milyarlık büyük dünyanın kaderiyle oynuyor.

Fıkıh, kelam, hadis, siyer, sahabe öykülerini çağdaş tarihin yerine koyanlar Müslümanlığı da Müslümanları da Orta Çağ şartlarında tutuyor.

Bir zamanlar Batı Hıristiyanlığı da böyleydi.  Kiliseler birbirlerini kâfirlikle suçluyordu. Din yüzünden oluk oluk kan akıtılıyordu.

Sonra; baktılar ki dünkü İslam geldi; kendilerini geçti; gözlerini açtılar.

İslam dünyasına baktılar; onlardan öğrendiler.

Bilimi; kilisenin üstüne çıkardılar...

Ve bugün dünyanın efendisi haline geldiler...

***

Ya Müslümanlar?

Yüz yıl önce büyük ozanımız Mehmet Akif diyor ki:

"'Gaza' namıyle dindaş öldüren biçare dindaşlar!"

Aynen devam ediyor...

Suriye'de Müslüman olduklarını unutup mezheplerini din zannedenler başladılar cinayetlere... On binlerce masum insan öldü; ölmeye devam ediyor.

Irak'a bakın: 10 bin kilometre ötedeki ABD; "Irak benim güvenliğimi tehdit ediyor!" diyerek geldi buraya vurdu; Müslüman dünyası gıkını çıkartamadı.

Şimdi; daha beter halde. Çünkü; dinini unutup mezhebini din yapanlar birbirlerine karşı cihad saldırıları yapıyorlar. Her gün onlarca masumun canını alıyor dinci fanatikler.

Mısır'a bakın: Meşru cumhurbaşkanını neden devirttirdi Batılı sömürgeciler biliyor musunuz? Burada da mezhep savaşları başlasın, diyerek...

Kuzey Afrika'daki ülkelerde de aynı iç çatışma farklı boyutlarda sürüyor. Buraların ileride daha da kanlı bir iklime dönüşmesinden korkulur.

Gelelim doğuya: Afganistan'ı anlatmaya gerek var mı? Müslüman, Müslüman'ı kâfir gibi görüyor. Kardeş kanı akıtmayı dindarlık zanneden bir zihniyet kol geziyor orada.

Pakistan da aynı iklimde. Müslüman öldürmeyi marifet sayan Müslümanlar her yerdeler.

İran; kendi içinde dengesini kurmuş bulunuyor. Buradaki devlet geleneği, mezhep kavgalarına fırsat tanımıyor.

Türkiye ise bu mezhepçi kavga belasını "laik demokratik sistem" ile aşmış bulunuyor. Buna karşın; Alevi toplumunu tahrik saldırıları zaman zaman kanlı boyutlara ulaştı. Ama bu durum bile ülkemizde Alevi-Sünni çatışması yaratacak boyutta bir ayrışmaya yol açmadı.

Bunda; Alevi toplumunun mağdur ve mazlum olmasına karşın; barışçı tavrı çok etkili oldu.

Umarım ki AKP iktidarı; bu saatten sonra; Alevilerin barışçı taleplerini demokratik talepler olarak kabul eder ve ülkemiz biraz daha rahatlar.

***

Müslümanlar; insanlık tarihini doğru okumaya başlamak zorundalar. Ders şudur:

"Aynı dinden olmak yeterlidir. Bunun bir başamak aşağısı, yani mezhep; böler. Bölünme hemen siyasallaşır ve bu da peşi sıra iç çatışmayı getirir."

Eğer İslam dünyası bugün "Batılı Hıristiyanların" bir yağma alanı haline gelmiş ise...

Bu ülkelerdeki ordular; Amerikan kolordusu gibi görev yapıyorlarsa...

Demokrasi bir türlü kök salamıyorsa...

Artık İslam dünyası; mensup oldukları dine Orta Çağ İslam Fıkhı ile, hadislerle, siyerlerle, sahabe hikâyeleri ile  bakmayı aşmalıdır.

Biliyorum ki buna, zamanın egemenleri izin vermeyecektir.

Ama Müslüman kuşaklar; önce Batı tarihini; sonra kendi tarihlerini doğru okuyarak gerçekçi dersler çıkartabilirler. İslam iklimi; içine yuvarlandığı geriliği ve buradan doğan darbeleri böyle bitirilebilir.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA