Leyla Liman Oruç / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Leyla Liman Oruç / Yazar

Zavallılara dünya cehennem

20 Kasım 2016 Pazar 15:50

 

Ben toplumu bu aralar 3’e ayırdım.

Zenginler, Fakirler, Zavallılar…

Zenginler, alım gücü yüksek olan toplumun şanslı insanlarını temsil ediyorlar. Paranın gücü ipten adam aldığına göre güçlü olanlar çok şanslı görünüyorlar.

Fakirler de toplumdaki şanslı insanları temsil ediyor diye düşünüyorum. Bu gruba dahil insanlar haklarına razı, algılama, muhakeme yetenekleri oldukça zayıf, kuru ekmek yemekten, koyun gibi güdülmekten, dünyayı keşfedememekten asla şikayetçi olmazlar. Öyle aptal salak yaşar giderler. Bizzat yaşadığım bir anımı paylaşmak istiyorum sizinle. Büyük bir market zincirinde alışveriş yaparken kuruyemiş reyonunda çalışan kızların yine aynı markette getir götür işlerini yapan üzerinde iş kıyafeti olan genç adamla yüksek sesle tartıştıklarını görünce yanlarına yaklaştım. Tam da genel seçimlerin öncesinde bir zaman dilimindeydik. Kızlar öyle büyük bir çaba ile adamın fikrini değiştirmeye çalışıyorlardı ki onlara kayıtsız kalmam mümkün olmadı. Adam öyle cevaplar veriyordu ki ”Öl sen, öl ya…" demek geliyordu içimden. Adama alışveriş arabamdaki aldığım gıda maddelerini göstererek ”Bu yiyecekleri çocuklarıma aldım. Onların sağlıklı gelişimi için mutlaka gerekli olan temel besinler bunlar .”dedim. Sordum adama “Sen 4 çocuğunun sağlıklı beslenip büyüyebilmesi için bu yiyeceklerden alıp onları beslemen gerekiyor. Peki bunları alabilmek için kazandığın para yetiyor mu?” Adam cevap verdi “Ben çocuklarıma doğru dürüst ayakkabı dahi alamıyorum, okul ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyorum nerde kaldı bu besinleri alabilmek” dedi. Peki neden bu düzeni sorgulamıyorsun? Peki neden çocuklarının hakkını aramıyorsun? Peki neden çocuğunun en iyi koşullarda beslenip okuması için imkanlarını kafanı zorlamıyorsun? Adamın verdiği cevap karşısında dondum kaldım. Her lafa cevabı olan ben, tek kelime dahi etmeden sustum. Adam “Bence Allah herkese bir rızık vermiş. Bana da bu kadar vermiş. Bununla yetinmem gerekiyor. Hakkıma razıyım ben.” Çocuklarım içinde ayrı bir üzüntü duymuyorum, Allah onlara bu kadarını vermiş. Allah ne derse o olur gibi şeyler söylerken ben daha fazlasını duymaya tahammül edemeyeceğim için yanlarından uzaklaştım gittim... İçimden ölün siz, ölün ki sizin çocuğunuz olarak dünyaya gelen şanssızlar çoğalmasın dedim durdum.

Tuhaf ama adam mutluydu. Gelelim zavallılara. Gerçekten çok zavallılar! Zavallılar etraflarında olan biteni bırakın dünyanın, galaksinin fazlasıyla farkında olup, matematikteki “1” etkisindedirler. Hiç bir şeyi değiştiremezler. Hiç bir şeyin değerine ya da değersizliğine etki edemezler. Adil olmayan her şeye üzülürler, kırılırlar, ait oldukları hayatı yaşayamamanın derin ızdırabı altında ezilir dururlar. Zavallılar için durumun tanımı aynen de şöyledir; hayatın onlara sunduğu maddi imkanlar çok kısıtlı buna rağmen akıl ve zeka konusunda da üst seviyelerde dolanır dururlar. Parayı, konforu herkes taşıyamaz. Paranın yakıştığı insanlar vardır mesela. Bir de paranın hiç yakışmadıkları.

Bana göre zavallılar asildir aynı zamanda. Asil insanlar, güzel ahlak sahibidirler. Başkalarından kendilerini üstün görüp, mesafeli olmak asil olmak değildir. Dik dururlar, söyledikleriyle yaptıkları arasında fark yoktur. Davranışları kişiden kişiye değişmez. Nezaketinden ve güzel ahlakından taviz vermezler. Kendilerini eleştiren insanlara karşı sert üslup kullanmazlar. Başkalarının özeline karışmazlar. en önemlisi verilen sözü tutarlar. Şimdi düşünün! Bizleri yönetenler, yönetmeye çalışanlar, yönetmek için aday olanlar. Hepsi bizim kaderimizi fazlasıyla etkilemeke. Kaderimizi etkileyen insanlar asil mi? Kaderimizi etkileyen insanlar bizi seviyor mu? Yoksa nefret mi ediyorlar? Bir toplum için en tehlikeli şey kutuplaşmadır. Kutuplaşmak insanların birbirlerinden nefret etme duygusunun da beraberinde getirir. Victor Hugo’nun ifadesiyle; Herhangi birinin senden nefret etmesinin asıl nedeni; senin gibi olmak istediği halde asla senin gibi olamayacağını bilmesidir. İşte bu yüzden “Zavallı İnsanlar”ın işi hep çok zor olacak… Zenginler “Zavallı insanlar"ı sevmezler. Zenginler fakirleri severler. Fakirleri çoğaltmak onları mutlu eder. Hele hele sonradan çok zengin olanlar “Zavallı İnsanlar”dan nefret ederler. Çünkü para ile satın alamadıkları tek şey “Asalet”tir. Asalet Türk Milletine yakışır. Zavallı insanlar TÜRK milletine yakışmıyor. Gelir ve hak adaletinin sağlandığı mutlu gelecek günlere diyelim….

Mutlu Kalın

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA